7 Ara 2012

BİR S..R GİT LİSTESİ


Etrafımda olanı biteni izlerken, bazen çok hoşuma giden şeylerlerle karşılaşıyorum ama bazen de beni anormal derecede kıl eden, durumlar ve kişilerle de yüz yüze gelebiliyorum. Özellikle  beni çok geren ve kendilerine en içten dileklerimi sunmak istediğim şeyler ve kişiler listesi yapmak istedim. Bu bir şekilde papaz efendiye günah çıkarmak gibi de geliyor. Benim papaz efendim de siz oluyorsunuz bu durumda. Buyrunuz ,benim bu aralar ki bir s...r git listeme...

1-Türkiye gibi yolları bozuk, benzini şaka gibi pahalı ve trafik kurallarının sadece sallanmak için konumuş olduğu (özellikle de bütün bunlara ek olarak, trafiğin günün 30 saati tıkalı olduğu İstanbul şehirinde) bir yerde yaşayıp, milyonlarca liralık, saatte 7000 basan, yerden sadece 3 cm yukarada arabalar satın alan salaklar....Bu o kadar saçma , o kadar manasız, o kadar-o kadar-o kadar gerzekçe ki anca şöyle açıklayabilirim...3 bin TL verip aldığı incili 15 cm topuklu Louboutin ayakkabılarıyla bir kadının, spor salonuna gitmesi ve bu ayakkabılarla koşu bandına çıkıp koşmaya çalışması, sonra ordan çıkıp halterin altına girmesi ve sonra da pilates yapmaya çalışması ne kadar manyakçaysa yukarıdaki yazdığım durum da işte bu kadar manyakçadır.Bu arabaları alanlar bir s...r git listemdeki gururlu yerlerini hep koruyacaklardır.

2-Yukarıdaki ile bağlantılı bir madde olacak ama ayrı başlık altında yazmak istedim.. Gereğinden büyük evlerde, gereğinden fazla lüks içinde yaşayıp bunu hava atma malzemesi olarak kullananlar. Bir ev, evde kaç kişi yaşıyorsa maksimum o kadar kişi sayısı +1 odalı olursa son derece yeterlidir. Ama 35 kişinin yaşayabileceği evlerde 2 kişinin yaşaması kadar bence gereksiz ve şımarık bir hareket olamaz. Dekorasyon dergilerine çıkıp, 900 metrekarelik evlerinde 3 kişi yaşayarak bir masaya 45 bin TL vermiş olduklarını beyan eden kişilerin hepsine bir si...r git demek istiyorum...Aynı tarz kişilerin genellikle yukarıdaki maddede yazdığım tarzda arabalar alıp, kullanamadıklarından dolayı, bar veya kafe önlerine çektikleri ve kadın avlamaya çalıştıkları bilinen hayat gerçeklerindendir. Bu kişilerin karılarının da solaryuma girmekten kararmış ellerinde kredi kartları, sümüğümü silmeyeceğim çantalara binlerce lira dökmekte ve mutlu olmaya çalışmakta oldukları veya kaslı spor hocalarıyla samba yaptıkları tahmin edilmektedir....

3-Herkesin bir stil ikonu, bir fashionista olarak nitelendirilmesi bu aralar pek bir trendyyyyy..Fashionista olmak ne demek? Şu demek, lunapark palyaçosu gibi giyinerek sokağa çıkıp biraz ünlüysen resimlerini çektirtmek, değilsen kendi resimlerini çekip bloğuna koymak, birilerinin de farklı olmak ile eblek gibi görünmek  arasındaki farkı kaçırıp seni beğenmesi demek.. Hayatımda gördüğüm , görebileceğim en saçma sapan kıyafeteri bir araya getirebilmeyi başararak, moda haftalarını dolaşmak suretiyle bizim giydiklerimizi eleştirebilme veya trend belirleyebilme yetkisine sahip olduklarına inananlar veya tam tersi iki kişi o blogu okuyor diye, blog sahibini, moda ikonu haline getirenler, hepiniz topluca bi s...rip gidebilirsiniz.

4-Memleketimdeki sonradan görme elit tabaka veya sosyete bozuntuları veya artist çakmalarının hepsinin yaratıcılıktan, orjinallikten uzak beğenileri ve hareketleri.Memleketimde bu kesimlerdeki herkese soruyorlar nerelereri seversiniz, nerelere gidersiniz diye, herkesin ağzından çıkan, Bir NewYork, Paris, Londra. Bu nasıl iştir anlayamadım..Biriniz de başka bir şehir ismi verin, Rio diyin mesela, mumbai deyin ne bileyim nairobi deyin....Ne şehirlermiş bu londra, newyork, paris...Paris dediğin iki süslü taş ev, bir demir kule, londra desen bütün gün yağıyor, newyork istanbul'un aynısı yerler balgam çöp kaynıyor..evet gitmek görmek lazım ama her birine birer kere gitsen yeter..Gerçekten 2 fazla, 3 gereksiz..Farklı olamayan, herkes ne beğeniyorsa onu beğenen, yeniliklere kapalı, topluluk nereye giderse oraya gidenlere , sevgilerle bi s....rin gidin diyorum o halde.

5-Romantik ve hisli blog veya roman yazacağım diyerek başlayan, içimi şişire şişire 2 cümlelik konuyu, 3 sayfa vıcıta, yavşata yazan, en sevdiğim mevsimdir sarı sonbahar takılıp, bir yaprağın rengini ve damarlarını tarif etmek suretiyle kendini edebiyat yapmış kabul ederek nobel ödülü alacağını zannedenlerden fenalık geçirmekteyim. Ne olur s...rip gidin....

6-Devamlı kendi reklamını yapanlar, işindeki veya ilişkisindeki başarılarını milletin gözüne gözüne sokanlar..Tamam başarının sırrı azıcık kendinin reklamını yapmaktır doğrudur..Ancak allah rızası için ya, malzemen belli, tarifin belli, senden çıkacak yemek belli..Hadi seni tanımayanlar diyelim attığın palavralara kanıyor, tanıdıklarının yanında yapma bari..Bütün gün uyuduğunu bildiğim birinin çalışmaktan şiştim veya işimde çok başarılıyım ayaklarına yatması beni delirtiyor veya senin ilişkinin ne kadar güzel olduğunu, ne kadar mutlu olduğunu dinlemek beni bayıyor çünkü biliyorum kocan seni boynuzluyor, gözlerimle gördüm, sende biliyorsun ....gerçek başarılar biraz gizli our...gerçek aşk biraz gizemli olur, yaşayanlar arasında kalır..Dolu başağın boynu bükük olur..Kalanlar s..rip gidebilir.

7-Daha önceki yazılarımda bir iki kere değinmiştim ama en son gördüğüm bir reklam, beni artık hem güldürdü hem de sinirlendirdi. Reklamı yapılan krem hücre içi dna hasarını tedavi edebileceğini iddia ediyordu..lazer ışını mı bu krem, bir çeşit kemoterapi ilacı mı, hücre içi dna hasarını yüzümüze sıvazladığımız bir krem nasıl çözecekkk? Nasıl ??? Kremler nasıl yüz kaslarımızı toparlar, kaslara ulaşamazlar, hatta derinin alt katmanına dahi ulaşamazlar. Hiçbir krem memenizi, yüzünüzü, poponuzu,karnınızı sıkılaştırmaz.....sadece cildi daha pürüzsüz yapıp ilizyon yaratır. İnsanları, yalancı, veya gereksiz şaşalı cümlelerle kandırıp, milyonlarca liralarını çalan bu hırsızlara verilecek tek cevap, kaliteli ve uygun fiyatlı markalardan alacağınız ve uygulayacağınız kremlerle de cildinize bakım yapabileceğinizi gördükten sonra, kazıkçılardan alışverişi bırakmaktır. Ah evet tabi...bir de onlara s....r git diyebiliriz...




Bu arada uzun zamandır yazmadığım, ihmal ettiğim ve tembellik yaptığım, üstelik de bu tembelliğim için mazeretim de olmadığından dolayı kendime de s..r git diyebilirim sanırım..Ama gördüğünüz gibi kendimi  affettirmeye çalışıyorum :))))

 

 


3 yorum:

Hayriye Dukkanci dedi ki...

Canim butun bu dediklerine birde benden s..tir vallahi;-);-)

Adsız dedi ki...

Tamamen katılıyorum.Artık sosyal medyada insanlar kendini nasıl göstermeye çalışıyorlarsa onun tam tersi olduklarını düşünüyorum.

Adsız dedi ki...

cerceveletip duvara asilasi 7 madde..de neden 7 yahu..10 a tamamlayiverseydin ya s..r git dicek 1000 tane sey var 3 tane daha bulamadin mi:)bana da bir s.. git dedigini duyar gibiyim:))özellikle 5. ve 6.maddelerde yazdiklarina cani gönülden katiliyorum efenim...ve evet..daha sIk yazar mIsInIz pls...özledim:(