21 Oca 2012

VARLIKLARI HALINDE KADINLARI SON DERECE ITICI YAPAN DETAYLAR...



  • 18-23 yaş aralığında değiller ise sarıdan siyaha uzanan doğal renkler skalasından farklı renklerde tuhaf turunculara morlara saçlarını boyatmaları




  • ufacık bir böcek karşısında kendilerini yerden yere atmaları, haykırmaları




  • kilo problemi olan kadınların, incecik dar beyaz t-shirtler giymeleri,beyaz pantolonun içine tanga yerine normal çamaşır giymeleri daha kötüsü, kilolu olup beyaz pantolonun içine normal çamaşır giymeleri




  • gecelere akarken seksi giyineceğim diye abartıp, düğüne gider gibi giyinmeleri...




  • biraz güzelceneyse havanın nazın niyazın bokunu çıkarmaları, kendilerini feci bulunmaz hint kumaşı sanmaları...KÜÇÜK PRENSES SENDROMU yaşamaları, erkeklerin de bu salaklardan ağızlarının yanması ve bütün kızlara ön yargılı yakmaşları durumunu doğurmaları....




  • özellikle çevresinde rakibe olarak belirlediği bir kız daha varsa ona, kısa bir konuşmanın ardından bir kaç cümleden sonra "-canımmm, -bebeğimmm, -hayatımm" gibi yılışık ve gereksiz samimiyet göstergelerini dillendirmeleri, aslında kıskanmış, kıl olmuş, kuyusunu kazmak isterken inadına yapmacık tavırlar göstermeleri böylece samimiymiş gibi davranmaları




  • ortamlarda, çığlık çığlığa bağırıp zıplaşarak, şımardıklarını zannetmeleri




  • arkadaş ortamında, şakalaşma ayağına böyle alttan alttan laf sokmaya, sizi aptal yerine koymaya çalışmaları.bir de böyle hafif sessiz söyleyip, siz 'efendim?' dediğinizde yanındakine bakıp 'hihihihhi' deyip gülmesi sizi küçük düşürdüğünü düşünüp orgazmdan orgazma koşması...




  • birşey tutuldu veya moda oldu mu, her türlü yaratıcıktan uzak bir şekilde sürüler halinde aynı kıyafeti giymeleri...




  • çirkin yapılan makyaj,kötü sürülmüş el ayak ojeleri...hiç yapmayın o makyajı,hiç sürmeyin o ojeyi..çok daha güzel öylesi..




  • kendilerini geliştirmekten aciz olmaları, kendilerini dizilere, saçma tv programlarına vurmaları..tek okudukları şeyin cosmopolitan, tek izlediklerin şeyin fatmagül'ün suçu ne ve muadilleri olması...




  • maddi durumu ve zamanı müsait olanların spor yapmamaları, kendilerini salmış bıngıl bıngıl gezmeleri zayıflamak ve şekile girmek için sıçırtma ilaçlarından medet ummaları..maddi durumu ve zamanı müsait olmayanlar bu maddeye dahil değildir..








  • 17 Oca 2012

    VARLIKLARI HALİNDE ERKEKLERİ SON DERECE İTİCİ YAPAN DETAYLAR :)))))

    • türk kızlarına ilişkin niteliksiz genellemeler yapanlar ve onları eleştire eleştire ezenler. tanıdıkları bir kızdaki kötü bir özelliği koca bir toplumun kızlarına mal edecek kadar sığ olanlar. bunun üzerine bir de türk kızlarının onlarla sevişmemelerinden yakınanlar. sen kalk kızlara, kendilerini BOK gibi hissettir, sonra da ölene kadar mokoko bekle.

    • tanımadığı etmediği, tv'de gördüğü, ordan burdan bildiği bir kadına kolayca "orospu", "kaşar" sıfatını yakıştırabilenler

    • kendi sivilcelerine, alnının yarısına inen saç çizgisine ne bileyim 46 numara ayaklarına bakmadan devamlı kadınlarla dalga geçen sokaktan geçenleri eleştirip duranlar

    • hayatımdan çok kız geçti havaları içinde olanlar

    • kız gibi naz yapmaya kalkanlar

    • yanlarında eşleri sevgilileri varken,elalemin kıçını,memesini kesenler...yanınızda kadın yokken kimse tutmuyor sizi ,bokunu çıkarmadan bakın kardeşim

    • 30 yaşındaki ablalarının, kız kardeşlerinin namus bekçiliğini yapmaya kalkanlar

    • vücut,el ve ayak bakımının sadece kadınlara has birşey olduğunu sananlar

    • ukala bir erkek iticilik sıralamasında ilk 3te temiz yer alır....

    • çok deliyim ben, partyyylerr benden sorulur, çok crazyim ben tavırlarında gezenler,

    • yeri geldiğinde ağır olmayı beceremeyenler, devamlı bir espri, bir cıvıklık içinde olanlar

    • devamlı ağır abiyi oynayıp, kasa kasa at nalına dönenler

    • kadınlara küfürü yakıştırmadıklarını tekrarlayıp duran, sevgili değil coco chanel arayanlar

    • öbür kızın sadece bir beden büyük göğüsleri var diye sevgilisini aldatacak kadar aç ve doyumsuz olanlar

    • iyi kalpli centilmen yaklaşıp kızın en ufak yüz verip güvenmesiyle beraber içindeki birikimi bir anda kusanlar
    • maddi durumu ve zamanı müsait olanların spor yapmamaları, böyle bıngıl bıngıl göbekelrle gezmeleri ama kadında selülit gördüler mi brad pitt tandansıyla götlerini kaşıya kaşıya yorum yapabilme hakkını kendilerinde bulmaları..maddi durumu ve zamanı müsait olmayanlar bu maddeye dahil değildir..maddedin ikinci kısmı ise hala geçerliliğini korumaktadır..

    16 Oca 2012

    NE KADAR PAMUK IPLIGINE BAGLI HAYAT.....

      Kaybetmekten korkar misiniz hic elinizdekileri ?? Peki degerini bilir misiniz onlarin...Hayat ne kadar kisa..Bazen yanlis sollama yapan bir dallamanin pedalinin ucunda, bazen ellerinizin islak oldugunu unuttugunuz bir an uzandiginiz eski pirizin ucunda, bazen de bir doktorun nesterinin ucunda, hayatiniz umulmadik bir bicimde sona erebiliyor.
      Onemli olan hayat denen dengenin ne kadar kirilgan oldugunu, ölumun ne kadar acimasiz oldugunu, kurban secerken asla secici davranmadigini kavrayabilmekte..Daha yasayacak cok seyi, hissedecek cook hissi, gidecek cok yeri olan insanlari alirken, 100 yasina gelmis kimisini yanina almamakta direnebiliyor.  Yanina alacaklarini resmen rulet oynayarak  secen ölumun karsisinda biz ise, sonsuza kadar yasayacakmis gibi davraniyor, boktan boktan meseleler yuzunden o kadar kendimizi yipratiyoruz ki...olum bizi almaya geldigi zaman, er ya da gec, geriye donup baktigimizda, bosu bosuna gecirdigimiz vakitler, sacma sapan sebepler ve kisiler icin akkittigimiz goz yaslari dolayisiyla cok pismanlik duymayacak miyiz...
      Hangimiz hayatimizdan cok memnunuz?? Bir cogumuzun hayatinda eksiklikler, keskeler var. Kimimiz hayatinin amacini bulamamis, denizin ortasinda bir oraya, bir buraya savrulan bir kayik gibiyiz..Kimimiz kendimizi işimizin derinliklerinde kaybetmisiz, fazla dusunmeyelim diye ve o sirada akip giden hayati unutmusuz...Kimimiz hirslari, kiskancliklari, egosal problemleri yuzunden sadece kendiyle degil etrafindaki herkesle rakip, herkese gicik...Cogumuz kendi icindeki duygusal firtinalarla, bazen cok istedigi ve denedigi halde bas edemez durumda..
     Fakat hepsinin bir sonu var....Yasadıgımız hayattan zevk alsak da almasak da, gayet iyi biliyorsunuz ki, hayatin ne kadar kisa oldugunu, hepimiz ilk elden tadacagiz..Kimimizin ki o kadar kisa olmayacak elbet ama ben eminim ki, bir cogumuza, hayat, ne kadar surmus olursa olsun, kisa gelecektir...
     Hayat kisadir, Hayat pamuk ipligine baglidir, sagiligimiz ve aklimiz yerindeyse hayat zottirik seylerle harcanmayacak kadar guzeldir, degerlidir...Geriye baktigimizda, cok cok cok pisman olmaktansa, az pisman olmaya veya allah izin veriyorsa yasadigimiz pismanliklari telafi etmeya yetecek kadar daha  ömrumuzun olmasina duaciyim..Butun sevdiklerim icin..Kendim icin....

    14 Oca 2012

    GUZELLIK SEKTORUNUN PALAVRALARI 3 - REKLAMLAR

      Oncelikle Turkiye`mi saran cirkinliklerin arasindan guzellik bulmanin artik ne kadar imkansiz oldugunu dusunuyorum bu aralar.Kendi kisisel dunyamda, baska ellerin ve onlarin artik kendileri de cok rahatsiz olmaya baslamis kuklalarinin ( basin da dahil olmak uzere ) memleketimde oynadiklari oyunlarin kahpeligi karsinda derin bir uzuntu duyuyorum. Bunu da buraya yazmak istedim......


      Dipsiz bir kuyu olan guzellik sektorunun palavralari da en az bu sektorun kendisi kadar dipsiz. Cogu zaman inanamadigim, aman allahim dedigim kandirmacalarla karsilasiyorum, solaryumlu guzellik merkezleri ve bes dakikada acisiz agrisiz super estetiklerden sonra bu yazimda reklamlardan ve oradaki vaatlerden bahsetmek istiyorum.
      Karsiniza bir reklam cikar; Kirpikleri %80 dolgunlastiran ve 100 kadin uzerinde yapilan deneyler sonucunda buna karar verilen bir RIMELIN reklami. Reklamda kirpikleri faras gibi bir kadinin gozlerinin yakin plan cekimleri yer almaktadir..Iciniz gider, ulan dersiniz deney de yapmislar dolgunlastiriyor iste....Orada durun..Bu reklamda iki tane aldatmaca var...Ilki resim..Yeryuzunda eger bambi olarak dogmus ve sonra cesitli estetik operasyonlarla kadin haline donmemisseniz oyle kirpiginiz olamazzzzzz. Korkunc dolgun kirpikli insanlar gordum..Rimeli de basinca inanilmaz bir goruntu olusuyor ama aralarinda bosluk olmayan ve kaslarina degen kirpikler SADECE PHOTOSHOP`un BUYULU DUNYASINDA YER ALIR..aaaa benim arkadasimin da oyle diyorsaniz arkadasiniz dunyada tektir veya aaaa ben oyleyim diyorsaniz siz oylesinizdir veya yeni bir insan irkinin ilk tohumlarindansinizdir..Saygi duyarim...
      Ikinci kandirmaya gelince, 100 kadin uzerinde deney yaptik diyorlar evet kesinlikle dogru yapmislardir ama bu yuz kadinin 100 de `AVARAGE` denilen normal kadinlar. Kirpik sayilari goz yapilari hep normal olan ne bileyim kirpikleri yoluk yoluk, cok kisa veya cok uzun kirpikli veya kirpikleri asagi dusuk veya neredeyse kivirciklasarak karisan kadinlar DEGILLER. Sonuc olarak sizin normalin disinda bir probleminiz varsa bu 100 kadina denettik aciklamalari sizin icin gecerli olmayacaktir. Bu kozmetik sektorunde de kullanilan bir pazarlamadir.
     VEEEE KREMLERLE DUNYANIN DEGISTIGINI ILERI SUREN MARKALAR VE REKLAMLARI...Lutfen Lutfen buna INANMAYINIZ.. Kremler yararlidir evet icerdikleri ozler cildinizi daha yumusak yapabilir veya cok hafif lekelerden arinmazi saglayabiliyorlar. Ama asla kirismis cildinizin derinliklerindeki kirisikliklari geciremezler sadece cildinizin ust tabakasini purussuzlestirip alt tabakalarda yer alan kirisikliklari bir miktar kamufle edebilirler. Kremlerden mucize sonuclar beklemeyin..En pahalisindan en ucuzuna kremler ise yarar, parlak ve saglikli bir goruntu getirir ama reklamlarda dedigi gibi kirisikliklariniz utulenmez veya gencliginiz geri gelmez..Kirisikliklarinizi utuleyecek ve gencliginiz getirecek olan seyler, dogru beslenme, dolgu-botox-lazer ve kimyasal peeling turevi minimal operasyonlar veya estetik operasyon iceren mudahalelerdir..TABI BIR DE HUZUR VE  MUTLUK...
      Son olarak sampuan reklamlarindan bahsedeyim. Sac dokulmesi strese ve hormonlara baglidir.Stresin cesitli hormon seviyelerinde oynama yaptigi dusunulurse hormonal bir olaydir.Tabi ki kafaniza 3 ton kimyasal surup kafa derinizi ve saclarini yakmadiysaniz bu boyledir. Sac kokleriniz degistirilemez oldugu icin saclarinizin kalinligini veya gurlugunu degistirmeniz de mumkun degildir. Sac kokune etki eden ilaclarla zayiflamis sac koklerinin kendini toparlamasi ve yeniden aktif olarak sac uretmesi mumkundur AMA HICBIR EVET HICBIR SAMPUAN VE ILAC, INCE TELLI SACLARINIZI KALINLASTIRMAYACAKTIR. Bu sac kokunuzdeki folikullerle ilgilidir ve DNAnizda sacinizin nasil olacagi belirlenmistir. Bebek saci gibi saciniz varsa Hintli saclariniz, uzgunum ama asla olmayacaktir sadece sacin ust kismini kaplayip bir sonraki yikamaya kadar biraz daha dolgun gorunmesini saglayan urunler olabilir. Ve sac kiriklari..Kirilan saci makastan baska hicbirsey onaramaz, kiriklari onardiklarini iddia eden urunler kiclarindan atmaktadirlar..onlar da en fazla sac telini kaplayip kiriklari daha gorunmez kilabilen bir takim kimyasallar iceriyorlardir... sevgiler,saygilar efem...

    12 Oca 2012

    DUGUN DERNEK TUZAKLARI VE ACILARR ACILARRRR

     Dugun arifesinde olan arkadaslar cok iyi bilirler ki bu enteresan bir kosusturmaca..Arifesinde olmayan arkadaslara da diyebilirim ki bu gercekten enteresan bir kosusturmaca. Ancak bu kosusturmaca icerisinde farkettim ki dugun sektoru de yozlasmis ve tamamen ticari bir tuzak haline gelmis durumda.
      Oncelikle dugun mekanlari, buna oteller de dahil, onlara mecbur oldugumuzu bildiklerinden dolayi fiyatlari inanilmaz ucurmuslar. Dogru duzdun bir dugun yapmak isterseniz gozden cikarmaniz gereken paralar inanilmaz. Fiyatlar enteresan bir sekilde burasi Almanya veya Fransaymiscasina nedense Euro uzerinden. Bu cok korkunc bir durum. Ustelik de euro uzerinden verdikleri fiyata neseyle TC`nin ulke sinirlari icerisinde uygulanan KDV eklenmekte. Yani kisi basi 60 euro arti KDV gibi.. Evet yanlis okumadiniz otellerin fiyatlari Istanbul`da asagi yukari bu sekilde kisi basi 60 euro civarinda..
      Devam edelim hersey mekaniklesmis, dugun paketleri tekliflerinde soyle cumleler var, gelin ve damat gelir volkanlar patlarrrrr,barkovizyonda bebek resimleri oynatilir, dans ederler, nikahh, hobaaa ilk dans, balonlar ucurulur gibi...yaraticilik sifir, hersey mekaniklesmis yapilan hersey planli programli bir oncekinin aynisi ve her kalemden de inanilmaz paralar sizden istenmekte.
     Cogu mekan ve otelin anlasmali resimcisi ve DJ i var. Bu ne demektir siz baska bir fotografci ve DJ ile calismak istersiniz 3000 TL lere varan cezai paralar odemek zorunda kalabilirsiniz..E madem senin DJinle senin fotografcinla calismak zorundayim zaten neden onlarin fiyatlarini da paketine dahil etmiyorsun..Niye ? Cunku onlar da seni ayri ayri kokleyecekler mecbursun onlara zaten..Ve pazarlikla herkes farkli fiyat odeyecek, tipine gore, ekstra kamera istresen hoop 1000  TL ..yersee dedik ya mecbursun...
     Esma Sultan Sarayi ornegin kisi basi 155euro + KDV istemekte ve bunun icerisinde hic birsey yok. Masaya sus bile koymuyorlar. Biraktim DJi fotografciyi..
     Bu sekilde olunca o zaman organizasyon sirketleri turemis..iki pecete, dort suplaya kisi basi 20 TL isteyebiiyorlar ki bunlar iyimser rakamlar. E masayi suslememiz gerek degil mi ..sirf cicek icin 250 kisilik dugunde 5000 TL harcamak gerekebiliyor.....yuru yavrum ATMyiz ya biz..
     Baloncu bile var hani herkes balon ucuruyor ya..E bende severim balonu ben de istiyorum ucurmak ama piyasada bedava olan balon, dugun yapiyorsun diye aslanlar gibi senin arka uzuvlarinda sisirilebiliyor...
     Ozellikle beni cok sinirlendiren baska bir konu da garanti meselesi..Yeteri kadar cebimizi delmis olduklari yetmedigi gibi garantili kisi sayisi talepleri de o kadar igrenc ki..Haklilar tabi ki garantili sayi onemlidir, 500 kisilik bir salonda 200 kisilik dugun yapmak yaziktir, isletmeyi de zarara sokabilir ama soyle bir durum var, hafta ici yaparsan 250 kisi garanti isteriz, hafta sonu 300 kisi garanti isteriz mayisdan itibaren, 350 kisi kisi garanti isteriz diyorlar. Haftasonu daha cok kisi gelebilir daha cok talep var ya ennnn cok para veren uuu yeahhh, yazin dizi dizi dugun yapiliyor ya daha cooook koklemeliyizzz..mecbursunuzz bizeeee yerseeeeeee...cok korkunc...Ve bunu da pazarlik payi olarak kullaniyorlar..EE biraz indirim dediginizde cevaplari `iste garantili kisi sayimiz 350, siz 250 kisiniz bu sekilde kabul ederek size indirim yapiyoruz`....E iyi de 2 gun erken yapsam garanti sayiniz 250 zaten ne degisti hayvan oglu hayvanlar ?????????????
     Son olarak da beni cok sinirlendiren bir mekandan bahsetmek istiyorum. Tamamen kisisel fikrim ve gozlemlerime dayanarak soyluyorum  bunlari ve hakaret amaci asla gutmuyorum ama bence onlar bize hakaret ediyorler..Portaxe ve shine isimli iki mekan deniz kiyisinda bence en klasiginden dugun salonlari ..Ayni isletmeye ait.Ayni anda iki dugun yapilibiliyor,..Tavanlari evinizin tavanindan alcak,  rutubet kokuyor istedikleri fiyat kisi basi 144 TL + KDV ( haklarini vermek lazim hic olmazsa TL cinsinden istiyorlar ) buna hic birsey dahil degil, ne muzik, ne resim, ne masalara susleme..sadece deniz kiyisinda peki oyle olsun bakalim......Rutubet kokuyordu ya, kusura bakmasinlar ama tavana ziplasam elim degerdi.....
     Iste bu sekilde sayin okuyucular..dudaklariniz ucuklasin diye size simdi  dugun mekanlarinin bir kisminin, yeni alinmis fiyatlarini sunuyorum.. Fiyatlarin +KDV yazmayanlara %18 eklenmistir ve Fiyatlar 2,450 uzerinden Eurodan TLye cevrilmistir.. Burasi fransa oldugu icin tabi naapsinlar euro vermek zorundalar fiyatlari , rahat rahat ucuklayin diye cevirdim sizin icin..(Hatirladigim cubuklu, portaxe, surmeli, sarnic fiyatlari TL olarak teklif etti )




    Esma sultan—392 tl (hic birsey dahil degil)

    çubuklu 29--270 tl (dj, resim ve çiçek dahil değil)

    conrad---230 tl +kdv (hiç birşey dahil değil)

    çırağan---578 tl (hiç birşey dahil değil)

    binbir direk sarnıcı---145 tl(DJ ve resim dahil)

    4 seasons---284  +kdv  (hiçbirşey dahil değil)

    les ottoman---392 tl (asagi yukari hersey dahil fiyati)

    sheraton maslak---175 tl ( fotograf disinda, DJ dahil fiyat buradan basliyor)

    dedeman---149 tl (hic birsey dahil degil) 

    swiss---274 tl (hic birsey dahil degil)

    fuat pasa---150 tl (resim,dj,pasta dahil degil)

    sait halim pasa---300 tl (hic birsey dahil degil)

     suada--- 274 tl (hic birsey dahil degil)

    surmeli---115 tl (DJ ve masa susleri kismen dahil)

    point hotel---160 tl (hic birsey dahil degil)

    mariot asya---170 tl (hic birsey dahil degil)

    ceylan intercontinental---274 tl (hic birsey dahil degil)

    grand hyatt---245 tl (hic birsey dahil degil)

    sheraton ataköy---173 tl (hic birsey dahil degil)

    the marmara---147 tl + KDV (hic birsey dahil degil)

    dahill istanbul---160 tl (hic birsey dahil degil)

     Bu arada sevgili Polat Ronesans ve Ritz Carlton`un satis temsilcilerine kicimi yirtsam da ulasamadigim icin fiyatlar hakinda bir fikrim yok....




    ------------------------------------------






    10 Oca 2012

    GÜZELLİK SEKTÖRÜNÜN PALAVRALARI 2

       Geçen gün yazdığım yazımda güzellik sektörünün bazı palavralarından bahsetmiştim. Bugün biraz daha yazacağım ve SOLARYUM ve BÜNYESİNDE SOLARYUM BARINDIRAN GÜZELLİK MERKEZLERİNDEN bahsedeceğim.

       Solaryum güneşten gelen UV ışınlarının özel ampuller tarafından yayılmasıyla güneşi taklit eden bir cihazdır. Uv ışınlarıyla temas eden cildimiz bu ışınlara reaksyon olarak bizim bronzlaşma dediğimiz tepkiyi verir yani rengi koyulaşır. Bu aslında cildimizin kendisini korumak için verdiği bir tepkidir. Yoğun güneş ışığına maruz kalmak özelikle ozan tabakasının delindiği bu yüzyılda insanlara inanılmaz zararlar vermektedir. Güneşe yoğun maruz kalma, erken yaşlanma ve aşırı maruz kalmanın sonucu bağışıklık sisteminin baskılanması ve bu sebeple bazı bünyelerde uçuk çıkmasının tetiklemesi, benleri ve lekeleri çoğaltması bir yana cilt kanseri oluşumuna kocaman bir merhabadır. Solaryum cihazları da cilt üzerinde bire bir aynı hasarlara sebebiyet vermektedir. Çok kısa ve özet geçeceğim, internette bir milyon sayfa ile solaryum endüstrisi kendilerini savunmakta ve olalala solaryum şu kadar iyi olalalala bu kadar zararsız diye palavralar sıkmaktadırlar..İnanmayınız..Solaryum şu anda hem FDA'nın hem de Dünya Sağlık Örgütünün kozmetik amaçla kullanma konusunda kara listesindir.

      Ve gelelim Güzellik ve Estetik merkezlerine...Etrafımızda bir sürü Güzellik ve Estetik merkezi türemiştir. Bu merkezlerde size muhteşem ve yeni bir cilt vaad edilemekte, kırışıklıklarınız açılmakta, bakımlar yapılmakta, sizin içten ve dıştan güzelliğiniz için danışmanlar hizmet vermekte, sizden hatırı sayılır paralar talep edilmektedir veee bu merkezlerin bir çoğunda ne hikmetse solaryum hizmeti de verilmektedir. BU ŞU DEMEKTİR: Biz sizinle dalga geçiyoruz, sizin ne güzelliğiniz ne de sağlığınız umrumuzda değil,bu solaryum işine millet pek bi meraklı biz de para kazanmak için bu makineyi(leri) buraya koyduk yani ne yaptığımız işin özünü kavrıyoruz, ne de yaptığımız işe ve yanlış yönlendirilmeye açık sizlere saygımız yooook, tek amacımız sizi çok afedersiniz köklemek yerse ahahahahahaah...

      Evet kimse bozulmasın ama bu o demektir. Bir tarafta dünya parayla bizim cildimizi güzelleştirmeye çalışan, kırışıklıklarımız geçirmek için bizden tonla para alan bir merkeze aynı zamanda cildimizi yaşlandıran, kalınlaştıran,lekeleyen ve ne önemlisi abartılı kullanılması durumunda kansere dahi yol açan bir cihazı koymaları sadece bu demektir..Böyle bir merkez gördüğünüzde kaçınız, hızla kaçınız çünkü iki yüzlü bir para tuzağına düşmek üzeresiniz demektir..

    VE SOLARYUMDAN HERHANGİ BİR TIBBİ NEDEN VE DOKTOR TAVSİYESİ YOKSA ( ki genelde olmaz ) LÜTFEN LÜTFEN UZAK DURUNUZ.....





    NOT: İlgilenenler ve ingilizce bilenler için FDA'nın ve WHO'nun (Dünya Saşlık Örgütü) konuyla ilgili linkleri buyrun..
    FDA
    WHO

    8 Oca 2012

    GÖZ YERİNE TELESKOP TAŞIYAN KEDİ...


                           göz yerine teleskop taşıyan tavuk

      UZUN ZAMANDIR İÇERİYİ GÖZLEMLİYORUM.ÇOK OKTAVLI GIDAKLAMALARIMIN YANKILANDIĞI,RUH KÖŞESİ ADINI VERDİĞİM O KARANLIK KÜÇÜK ODACIĞI.YAĞMUR YAĞIYOR.YAĞMURUN SESİNİN EŞLİĞİNDE ÖRÜMCEK AĞI BAĞLAMIŞ TOZLU KÖŞELERE TAHRİPKAR PARMAKLAR UZANIP,RAHAT BIRAKILMA HAKKIMA TECAVÜZ EDİYORLAR.
        DAKİKALAR KUTU KUTU PENSE OYNAYIP BİRER BİRER ALİCE'IN TAVŞAN DELİĞİNDEN YUVARLANSALARDA RUH KÖŞEMİN BAŞINA GELENLERDEN SONRA AHVAL VE ŞERAİTİMDE HERHANGİ Bİ DEĞİŞİKLİK GERÇEKLEŞECEK GİBİ GÖZÜKMÜYOR.
        SAHİ;SESSİZ ŞARKI SÖYLEYİP,YUMUŞAK MASAL ANLATAN,KRAKER SURATLI,
    ŞİŞMAN GÖZLÜ,YALAPŞAP JELİBON KARAKTERLERDEN BİRİ OLABİLMEM İÇİN,
    "BENSİZ" BENLİĞİMİN KAÇMETRE KARESİNİ PARSELLETMEM GEREKİYOR?
        DOMİNO TAŞI HASSASİYRTİNDEKİ BOL VİRGÜLLÜ AMA HİÇ NOKTASIZ "BENSİZ"  BEN,NE ZAMAN ACABA "acaba" SORULARININ KISKACINDAN KURTULACAĞIM?
         HAYATIN BİRYERLERDE BİRİLERİ TARAFINDAN VAKUMLADIĞINA İNANIYORUM.
    BU KADAR BÜYÜK BİR BOŞLUK YOKTU ÇÜNKÜ ESKİDEN.
         BEYNİMİN SADELEŞTİRİLMESİ ZORUNLU ÖĞELERİ,KIVRIKLARI ARASINDA ÜTÜLENMEYİ BEKLERKEN,İNSAN KENDİ KENDİNİN ARKASINDA BAKÜS GİBİ DİKİLİR Mİ ?
        " HAREKET ETMEK ZORUNDAYIM!"BİR CÜMLENİN İNSANI NASSILDA GÜZEL YERİNE ÇİVİLEDİĞİNE ŞAHİTİM BU ARALAR.
        HAREKET ETKİSİNİN İNSANI  ÇİVİLEDİĞİNDEN CİHETLE,BENDE DURMAK İÇİN KENDİMİ İSTANBUL SOKAKLARINA HAVALE ETMEYE KARAR VERİYORUM EN SONUNDA.
        DİLE GELEMEYEN İNSAN DÜŞÜNCELERİNİN HAVADA TOSLAŞIP,KANON YAPTIKLARI    TRAFİKTE İLERLEDİĞİNİ ZANNEDEN AMA  İLERLEYEMEYEN  ŞİZOFREN DOLMUŞLARDAN BİRİNİN İÇİNDEYİM. SON PEMBE DÜŞÇÜĞÜMÜN KUYRUĞUNU ACIMASIZ ÇALAN TELEFONUN KOMPLOSUYLA İLE YAKALAYAMAMIŞIM. BİRDE BUNA TRAFIGI EKLEYİNCE MAHMURLUK ÇÖREKLENDİ ÜZERİME.
        HERKEZİN AĞZI ESNERKEN DONMUŞ GİBİ BURDA.BEN ORTAMI BOZUYORUM,O KADAR UYKUYA İNAT BEYNİM GENE YAVRULAR YUMURTLUYOR.TELESKOPU ZORLA  İÇERİLERDENDEN DIŞARIYA DOĞRU YÖNELTMEYE ÇALIŞIYORUM.
         TRİİİİİİNK!!! ISRARLA YİTİRİYORUM MASUM İZLERİMİ.
         AMA,AMA....
         BENİM,
         BENİMLE;
         BİR,
        ANLAŞAMAMAZLIK
        BUNALIMI YAŞAMAM,
        KOMİK PARODİLERE
        KONU
        OLMAZ
        OLAMAZ
        OLDURMAMALIYIM. O YÜZDEN  BENDE PERDE ARKASINDAN SESSİZCE KAÇMAYA KARAR VERİYORUM......MÜSAİT BİR YERDE PARKEDIP SARHOŞ OLMAK ÜZERE BİR BARIN YOLUNU TUTUYORUM.. 

    5 Oca 2012



    GUZELLIK SEKTORUNUN PALAVRALARI 1



        Gecen yazdigim guzellikle ilgili yazimdan sonra aklima , guzellik sektorundeki bazi palavralari ifsa etmek geldi.. oncelikle belirtmeliyim ki ben bu sektorde calismiyorum ama konu hakkinda ahkam kesmeme yetecek kadar bilgi sahibiyim cunku ozel ilgi alanim diyebilirim.asla denemedigim ve hakkinda fikir sahibi olmadigim konularla ilgili olarak yazmayacagimi belirteyim yani ahkam kesebilirim ama palavra sikmam..

        Bu sektorun yalan taktiklerinden bahsetmek biraz zor cunku, sektor korkunc buyuk.makyaj malzemeleri, sac bakim malzemeleri,cilt kremleri,vucut kremleri, inceltici sekillendirici veya catlaklari giderci kremler, binbirturlu makineler lazerler,siringalanan ilaclar,kimyasallar ve yazamadigim trilyon kadar daha baslik. Aklima gelenleri yazacagim ve geldikce yazmaya devam edecegim. Ayrica bu kandirmacalara alternatif gercekten ise yarayan onerilerde varsa bulunmaya calisacagim.Ilk aklima gelenle baslayayim;

        Nestersiz ameliyatlar, islem sonrasi isinize donebilirsiniz vaatleri


        Nestersiz ameliyat dedigimiz tekniklerden gunumuzde en yayginlasmis olanlari igneyle dolgu yontemleri, lazer uygulamalaridir. Igne ile dolgu yonteminde yuzunuzde bulunan kirisiklik ve cokuklerden kurtulmaniz mumkundur.Botox gibi yontemlerde ise ozel kimyasallar verilerek kas hareketleri yavaslatilmakta veya durdurulmakta, bu sekilde var olan kirisiklilarin gorunumu azaltilmakta, yenilerin olusumu engellenmeye calisilmaktadir. Kullanilan kimyasallar kisiden kisiye prosedurden prosedure ve doktordan doktora degisse de yigidi oldurup hakkini vermek istedigim sey , bu islemlerin ise yaradigi ve gecici veya kalici dolgu olsun sonuclarin gozle gorulur ve cobuk oldugudur. Kimyasal peelingler ve lazer ile yapilan islemler de temelde cilt yuzeyini yenilemek, alttaki canli cilt tabakasini ve cilt icindeki etken maddeleri stimule ederek daha saglikli ve genc gorunumlu bir cilt olusumunu saglama gorevini ustlenirler ve kesinlikle ise yaramaktadirlar. ANCAKKK bu islemlerin hic birsi inanin bana gercekten ise yarayan hicbirisinden sonra hemen isinize donemeyeceginiz gibi cogunlukla 2-4 gun kadar sokaga da cikmak istemeyeceksiniz. Yalan iste burdadir. Bizim, bu islemlerin nester icermedikleri icin, hemen sipsak guzellik getirdiklerine inanmamiz istenmektedir.

        Gercekler ise farklidir. Dolgu yontemleri ornegin uyusturucu krem kullanimi veya uyusturucu igne yardimiyla yapilirsa gercekten acisizdir ancak cogu dolgu malzemesi ilk baslarda sisme yapar. Dudaginiza dolgu malzemesi enjekte ettirip ise gidemezsiniz cunku 1-2 saat icinde dudaklariniz suratinizin yarisini kaplayacak kadar siser, ikinci gun sislik daha da fenadir ve buna morluk da eslik edebilir( etmeyedebilir) agri sizi olmamasi gerekir ama sislik 3-4 gun surer…4. gun anca yerine oturan dudaklarinizin gercek formunu almasi 2 haftayi bulabilir.

        Lazer uygulamalarina gelince cilt bakimi olan basit peeling islemleri disinda kirisikliklarla mucadele eden `blue peel` gibi islemer ve lazer islemleri %90 gayet acilidir..islem esnasinda cildinizde yanma hissi olusabilir, sonrasinda gerilir ve soyulur, en iyimser ihtimalle kizarirsiniz..yo dostum ,ben de boyle ise gitmek istemediginizi tahmin edebiliyorum…



    Agrisiz, acisiz guzellik…

       Gercekten ise yarayan ve sonuclari gozle gorulebilecek faydalar saglayan, neredeyse hicbir, evet yanlis duymadiniz hicbir islem agrisiz ve acisiz degildir. Botox bok gibi acir,dolgular yakar ve agrir, lazer yakar resmen, peeling adi ustunde soyar, inceltici makineler cayir cayir etinizi minciklar…gercek manada etki beklediginiz ve dramatik etki beklediginiz islem caninizi yakacaktir. Acisiz guzellik islemleri cilt veya vucut bakimi yerine gecer ve dramatik faydalar beklememek gerekir. Sunu eklemeliyim hafif bir peeling kesinlikle can yakmaz, ustelik cilde canlilik getirir ve mutlaka cok faydalidir ancak asla derin krisikliklarinizda acilma veya ciddi akne leke ve izlerinde dramatik azaltma yapmayacaktir, ote yandan blue peel cehennem azabi gibi acitir ama sonuclar soke edicidir…gibi…



    4 Oca 2012

    UGRASILMAMIS VE DOGAL GUZELLIK EN UGRASTIRICISI





              Her sabah aynaya baktigimda ozellikle vurgulamak isterim "sabahlari" aynaya baktigim o ilk anda,  cogu zaman yapmak istedigim, haykirarak kosmak kosmak ve olabildigince o aynadan uzaga kosmak olur.  Gecenin nasil gectigine ve ruh durumuma bagli olarak bu hissiyatim ,  aynayla beraber evi patlatmak veya ehhhh deyip basimi cevirerek tuvalete dogru suzulmek arasinda  yaylanabilir. Kendi kendimi, kendime begendirmek icin evden cikmadan once harcadigim cabaya gelince…cogu kizin  "Ahahaha Kikikirrr !!!!! Ben sabahlari boyle al yanaklarimla ve kivrik kirpiklerimle kalkarim saclarim kendinden boyle su dalgasidir ve kaslarim her zaman yay gibidir" efsanevi ve korkunc yalanini yalanlarcasina, kaslarimi yaylamak icin en az 5 dk, saclarima o sictigimin su dalgalarini yapabilmak icin sac masalariyla minimum 20 dk, makyajimi yapabilmak icinse 10 dk ugrasmam gerekir..En iyimser haliyle super dogal ve ugrasilmamis guzelligin bedeli 40 dk civaridir ve dogal gorunmeye calismanin kendisi son derece zorlayicidir…
    Kirk saat sacini yaparsin sonra cok yapili gorunmesin diye bozarsin..
    Makyaj yaparsin ama bi gonul rahatligiyla mavi far süremezsin.  Devamli toprak tonlarinda takilmalisin-dogalsin ya- halbuki yuzunde aslinda bi kova makyaj vardir..
    Ve saclar…
    Saclarini ne kadar severse sevsin, her kiz hayatinda en az bir kere, cok ani bir kararla saclarini kazitip bu izdiraptan kurtulmak istemistir..Boyle ikircikli ve ince bir konudur sac ..
    Mesela o ugrasilmamis dogal gorunumun alameti farikasi "yataktan yeni cikmis dalgalarI" yaratmanin yolu, sac masasindan gecer..
    Sac masasi ki; Kendini bu masayla yakmamis bir disil varlik yoktur, iste tam da bu sebeple seytan icadidir..Saclari ince ince o masaya sarmak ve beklemek ve siradaki sac tutamina gecmek engizisyon donemi avrupasinda  mutlaka cok ise yarar bir iskence yontemi olabilirdi eminim..


    Gercekten super ugrasilmamis ve dogal kizlar gormek aslina bakarsaniz bu akimin oncusu olmak istiyorum  ama kizlarimizin hepsi son derece super dogal ve ugrasilmamis olarak sokaga cikarsa, gozumuz  birbirimize alisana kadar, ilk 1-2 ay sehir zombi saldirisi altinda kaldi sanabiliriz…boyle bir risk de var…
            
            
    NOT: TURKCE KLAVYE OLMADAN YAZILDIGI ICIN SKMSONIK BIR HAVADA OLAN BU YAZIYI, DEDIGIM  IMKAN YOKLUGUNA, ANLAYIS GOSTEREREK, BAGRINIZA BASACAGINIZA INANIYORUM :)))         

    3 Oca 2012

    KARAYOLARI GENEL MUDURLUGUNE NACIZANE NOTUM

       Sevgili karayollari genel mudurlugu , bu notu size yaziyorum cunku allah sizin belanizi verecek...kasimpasa ustunden TEM otobani baglanti yolundan kemerburgaza giris vardir. Bu giris ki devasa yesil tabelalarla ve en az 2 kere gosterilir..iste siz o Kemerburgaz baglanti yolunu kapatmis AMA devasa tabelalari kaldirmamisiniz.Kemerburgaz girisini de geride biryerlerde sinek gotu kadar bi tabelayla gostermisiniz...e tabi herhangi bir uyari da olmayinca millet yaldir yaldir basip tabelalarin da durmasindan dolayi hic suphelenmeyip kemerburgaz sapaginin kapatilmis oldugunu gorunce haykirarak kendilerini TEM in ortasinda bulmaktaladirlar .Karayollari genel mudurlugu..siz ki iyi bilirsiniz TEMi..bir kere cikinca an az 8 km herhangi bir giris yoktur..Kemerburgaz`a geri donebilmek icin 9 km gitmek G.osman pasalardan girmek, bir sekilde oradan TEM`e geri cikisi bulmak ve TEM den 9 km bu sefer geriye gitmek gerekmektedir.Halbuki o dev tabelalari kaldirsaniz, yeni girisin tabelasini da 1 km onceden tekrar ettirseniz ve buyutseniz, is saatinde insanlar tam olarak luzumsuz bir 1.5 saat kiclarini yirtmak zorunda kalmazlar...Ama siz bunu yapmaz, milletI mahfedersiniz onun yerine.....Kendimi kaybettim be yolda, delirdim sinirimden...yapilir mi lan boyle bi manyaklik..TEM lan bu....Bagdat caddesi mi  burasi, 15 metre de bir cikis olsun ki geri donebil.....Yani kisaca sizden nefret ediyorum.....